Azerbaycanlı akademisyen Dr. Leyla Celalova “Doktor olma hayalimi yüreğime gömdüm”
Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Batı Azerbaycan Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Leyla Celalova’nın kaleme aldığı “Defn Edilmiş Hayaller”, Vedi Mahalı’nın Şidli köyünde doğan Asif’in çocukluk yıllarından hastane odalarına, eğitim mücadelesinden ailesiyle yaşadığı göçe kadar uzanan hayat hikâyesini anlatıyor. Metin, Asif’in anlatımı üzerinden aile hafızasını, çocukluk hayallerini ve yaşadığı travmaları aktarıyor.
Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Batı Azerbaycan Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Leyla Celalova, “Defn Edilmiş Hayaller” başlıklı çalışmasında Vedi Mahalı’nın Şidli köyünde dünyaya gelen Asif’in çocukluk, hastalık, eğitim ve göç yıllarına ilişkin anlatımını kaleme aldı. Celalova’nın metninde Asif’in yaşadıkları, ailesinin hafızası ve doğduğu coğrafyadan ayrılış süreci kendi tanıklıkları üzerinden aktarılıyor.
“ÇOCUKLUĞUMUN O SADE GÜNLERİNDEN KALAN TAT HÂLÂ DAMAĞIMDA”
Asif, babasının Şidli köyündeki ortaokulda Azerbaycan dili ve edebiyatı öğretmeni olarak çalıştığını, aynı zamanda müzik derslerine girdiğini anlattı. Ailenin geçimini sağlamak amacıyla bahçelerinde yetiştirdikleri ürünleri Erivan’daki “Arabgir” pazarında sattıklarını belirten Asif, koyun, tavuk ve tarımsal üretimin de aile bütçesinde önemli yer tuttuğunu kaydetti.
Çocukluğunda koyunları otlatırken babasının verdiği harçlıkla şeker ve limonata aldığını anlatan Asif, hafızasında kalan günleri, “Çocukluğumun o sade günlerinden kalan şekerin ve limonatanın tadı, aradan bunca yıl geçmesine rağmen hâlâ damağımdadır” sözleriyle aktardı.
1984 YILINDA YAŞADIĞI OLAY HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Metinde Asif’in anlatımına göre, 1984 yazında koyunlarını otlattığı sırada bir grup Ermeni çocukla arasında yerde bulduğu mermi kovanı nedeniyle tartışma çıktı. Asif, çocukların kendisine sopa ve taşlarla saldırdığını, buna rağmen koyunlarını eve götürdüğünü ve ilk anda yaşadıklarını ailesine anlatmadığını söyledi.
Ağrılarının giderek ağırlaştığını belirten Asif, yeni eğitim-öğretim yılının ilk günü okula gitmeye çalıştığını ancak sınıfta oturamadığını anlattı. Öğretmeninden izin alarak eve dönerken bilincini kaybettiğini ifade eden Asif, daha sonra Vedi İlçe Hastanesi’ne kaldırıldığını ve uzun süre tedavi gördüğünü kaydetti.
Asif, hastanedeki günlerini, “Hastanede on beş gün komada kaldım. Hatta bir ara öldüğümü düşünerek beni morga bile koymuşlardı” sözleriyle anlattı.
GEORGİ HUDAEVİÇ’İN TEDAVİSİNİ ANLATTI
Celalova’nın aktardığı anlatımda, Asif’in daha sonra Erivan Ortopedi Enstitüsü’nde tedavi edildiği, burada birden fazla ameliyat geçirdiği ve tedavi sürecinin yıllarca devam ettiği belirtildi.
Asif, Kürt kökenli olduğunu belirttiği Başhekim Georgi Hudaeviç’in tedavisinde önemli rol oynadığını ifade ederek doktorun kendisine ve ailesine, “Bu çocuğu üç yıl boyunca ücretsiz tedavi edeceğim. Damarlarındaki iltihap kemiklerinde çürümeye yol açmış. Bu nedenle yılda bir kez ameliyat ederek kemiklerinin durumunu kontrol etmemiz gerekiyor” dediğini aktardı.
Hastanede kaldığı dönemde etnik kimliği nedeniyle saldırı ve aşağılamalara maruz kaldığını da ileri süren Asif, bir Neftçi-Ararat karşılaşması sırasında Neftçi’nin golüne sevindiği için kendisine saldırıldığını anlattı. Asif’in aktarımına göre Georgi Hudaeviç, olayın ardından kendisinin diğer çocuklardan ayrılarak tek kişilik odaya alınmasını istedi.
Asif, doktorla ilgili duygularını, “Ben ise ona ömrümün sonuna kadar minnettar kalacağım. Onun aziz hatırası ve ruhu önünde saygıyla eğiliyorum” ifadeleriyle dile getirdi.
DÖRT YIL SONRA OKULUNA DÖNDÜ
Tedavi sürecinin ardından Evpatorya’da altı ay daha kaldığını ve ardından Vedi’ye döndüğünü anlatan Asif, yaklaşık dört yıl eğitimden uzak kaldığı için bir alt sınıftan devam etmesinin gündeme geldiğini belirtti.
Asif, buna karşı çıkarak, “Ya kendi arkadaşlarımla okuyacağım ya da bir daha okula gelmeyeceğim” dediğini aktardı.
Vedi İlçe Eğitim Müdürlüğünden Muharrem Hakverdiyev’in ise yaşadığı sürecin dikkate alınmasını istediğini belirten Asif, Hakverdiyev’in, “Bu çocuk dört yıl boyunca hayatta kalmak için mücadele etmiş. Yaşadığı psikolojik travmayı göz önünde bulundurmalıyız. Ona destek olmalıyız. Bırakın kendi sınıfında okusun” sözleriyle kendisine destek verdiğini kaydetti.
“BENİM DE HAYALLERİM VARDI”
Çocukluğundan itibaren doktor olmayı istediğini ifade eden Asif, hastane yıllarının ardından eğitimine yeniden sarılmaya çalıştığını anlattı. Ancak metinde aktarılan olaylara göre ailesinin yaşamı kısa süre sonra yeni bir göç süreciyle değişti.
Asif, Nevruz döneminde koyunlarını otlatırken karşılaştığı iki Ermeni’nin kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü. Aynı gece çevre köylerden insanların kaçmaya başladığını ve yaşanan gelişmelerin ardından ailesiyle Şuşa’ya sığındıklarını anlattı.
Doğduğu köyde geçirdiği son Nevruz’u hatırlatan Asif, çocuklarla birlikte bayram geleneğine katıldığını belirterek, “Meğer bu, doğup büyüdüğüm köyde geçireceğimiz son bayrammış” ifadelerini kullandı.
Yaşadığı sağlık sorunları, eğitimden uzak kaldığı yıllar ve göç nedeniyle çocukluk hayalini gerçekleştiremediğini söyleyen Asif, anlatısını şu sözlerle tamamladı:
“Ben, Georgi Hudaeviç’e verdiğim ‘cerrah olacağım’ sözünü tutamadım. Dört yıllık eğitim hayatımdan koparan ağır hastane günlerinin ardından bu kez okulsuz, evsiz ve yurtsuz, çok daha ağır bir göçmenlik hayatı başladı. Sağlığım eğitimime devam edip doktor olmama izin vermedi. Doktor olma hayalimi yüreğime gömdüm.”
Dr. Leyla Celalova’nın çalışması, Asif’in kişisel tanıklığını merkeze alarak çocukluk anılarından sağlık mücadelesine, eğitim hayatından ailesinin göçüne kadar uzanan bir yaşam öyküsünü aktarıyor. Metindeki tarihsel ve siyasi nitelikteki bazı iddialar Asif’in kişisel anlatımı olarak yer alıyor; kaynak metinde bu iddialara ilişkin bağımsız doğrulama sunulmuyor.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0