Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Birleşmiş Milletler’de 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırılan adaletsiz yapı değişmeli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’taki Türkevi’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, BM reformu, Gazze, Hürmüz Boğazı, Karadeniz Tahıl Koridoru, F-35 ve KAAN, Terörsüz Türkiye süreci, Irak, Yunanistan ve COP31 gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Eyl 24, 2026 - 17:44
 0  0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Birleşmiş Milletler’de 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırılan adaletsiz yapı değişmeli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York’taki Türkevi’nde gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, 130’dan fazla ülkenin devlet ve hükümet başkanı düzeyinde temsil edildiği Genel Kurul’un bu yıl “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek” temasıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

“DAHA ADİL VE ETKİLİ BİR KÜRESEL SİSTEME İHTİYAÇ VAR”

BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Türkiye’nin çok taraflılığa desteğini vurguladığını aktaran Erdoğan, Gazze’de yaşananları ve bölgesel gelişmeleri gündeme taşıdığını söyledi.

Erdoğan, “Hitabımızda ülkemizin çok taraflılığa olan desteğini vurgularken, coğrafyamızda yaşanan gelişmelerle ilgili görüşlerimizi paylaştık. Beş maddede daha kapsayıcı, daha adil ve etkili bir küresel sisteme duyulan ihtiyacın altını çizdik. Gazzeli kardeşlerimize yönelik zulmü bir kez daha insanlığın gündemine taşıdık.” dedi.

Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın daveti üzerine ABD ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini bir araya getiren toplantıya katıldığını, burada Orta Doğu’da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına ilişkin görüş ve önerilerini paylaştığını ifade etti.

“VETO MEKANİZMASI KALDIRILSIN”

BM’nin reform ihtiyacına ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, mevcut yapının 5 ülkenin veto yetkisi nedeniyle adil olmadığını savundu.

Erdoğan, “Bugün 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığı bir Birleşmiş Milletler’den söz ediyoruz. Bu adaletsiz yapının, küresel istikrar ve huzuru koruyabilmesi, ortaya koyduğu temel ilkelere bağlı kalabilmesi, insanlığa vaadini yerine getirebilmesi mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

Meselenin yalnızca Türkiye’nin daha fazla söz sahibi olması olmadığını belirten Erdoğan, Afrika, Asya, Latin Amerika, İslam dünyası, Avrupa ve diğer bölgelerin küresel sistemde hakkaniyetli biçimde temsil edilmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, “Bunun için diyoruz ki veto mekanizması kaldırılsın. Sadece 5 üyeyi koruyan Birleşmiş Milletler modelinden, bütün üyeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapalım. Genel Kurul’u güçlü, kuvvetli ve etkin kılalım.” diye konuştu.

“DÜNYANIN ARTIK YENİ DUVARLARA DEĞİL, YENİ KÖPRÜLERE İHTİYACI VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’ndaki ilk konuşmasından bugüne kadar aynı yaklaşımı sürdürdüğünü belirterek, Suriye, Irak, Ukrayna-Rusya Savaşı, Afrika, Myanmar ve Gazze’de yaşananların daha önce dile getirdiği sorunları ortaya koyduğunu ifade etti.

Erdoğan, “O günlerde söylediklerimize dünya kulak kabartsa ve tedbir alınsaydı, bunca can kaybedilmeyecekti. Birleşmiş Milletler reformu o yıllarda yapılmış olsaydı, bugün bölgemizde ve dünyadaki çatışmaların ve savaşların önlenmesi işten bile değildi.” dedi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıl BM’de bulunamamasını da uluslararası sistemdeki adaletsizliğin göstergelerinden biri olarak değerlendiren Erdoğan, “Bizim meselemiz hiçbir ülkeye karşı olmak değildir. Bizim meselemiz adaletsizliğe karşı olmaktır.” ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN “SEYRÜSEFER SERBESTİSİ KORUNMALI” MESAJI

Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğindeki düşüşe ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, gelişmelerin meselenin yalnızca İran ile ABD arasındaki bir konu olmadığını gösterdiğini söyledi.

Erdoğan, “Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılmasına karşıyız. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır. Çünkü Hürmüz Boğazı’ndaki her gerilim, sadece bölge ülkelerini değil, Avrupa’yı, Asya’yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve milyonlarca insanın günlük hayatını doğrudan etkiliyor.” diye konuştu.

Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Biz bir an evvel müzakere zeminine dönülmesinin gerektiğini bütün muhataplarımıza anlatıyoruz. Yapılması gereken yeni cephelerin değil, yeni diplomasi kanallarının açılmasıdır.” dedi.

KARADENİZ’DE TAHIL KORİDORU İÇİN DİPLOMATİK ADIMLAR

Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği ve tahıl koridorunun yeniden kurulmasına ilişkin soru üzerine Erdoğan, Karadeniz’in savaşın cephesi olmaması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, “Biz taraflarla yaptığımız görüşmelerde seyrüsefer emniyetinin yeniden sağlanmasının gereğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyoruz. Bunun iki faydası olacak, gıda güvenliğinin sağlanması ve savaşın yayılmasının önlenmesi.” dedi.

Ticari gemilere yönelik saldırıları kabul etmediklerini belirten Erdoğan, “Artık yeniden tahıl koridorunu tesis etmek için gayretlerimizi artırdık. Bunun için diplomatik adımlarımızı da hızlandırıyoruz. Konuyu Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir kez daha ele aldım ve kendisinden aldığım cevap da olumlu.” ifadelerini kullandı.

GAZZE’DE KALICI BARIŞ İÇİN MEKANİZMA ÇAĞRISI

Erdoğan, Gazze konusunda ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, Gazze’nin yeniden imarı ve Filistinlilerin siyasi geleceğinin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

“Gazze’de akan kanı durdurmadan, ateşkesi kalıcı hale getirmeden ve Filistinlilerin kendi topraklarında onurlu bir geleceğe sahip olmasını sağlamadan Orta Doğu’ya kalıcı barış gelmeyecektir.” diyen Erdoğan, İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü ve uluslararası toplumun barış planına uyulmasını sağlaması gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, “Sadece ‘Gazze’de savaş dursun’ demek yetmiyor. Savaşın yeniden başlamasını engelleyecek mekanizmaları kurmamız, Gazze’nin imarını hızlandırmamız ve Filistinlilerin siyasi geleceğini güvence altına almamız gerekiyor.” diye konuştu.

“KAAN BAŞTA OLMAK ÜZERE KENDİ SAVAŞ UÇAĞIMIZI ÜRETMEK İSTİYORUZ”

Türkiye’nin F-35 programına dönüşüne ilişkin Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile konuyu görüştüklerini belirterek, Trump’ın Türkiye’nin programa dönüşü konusunda olumlu irade ortaya koyduğunu söyledi.

Erdoğan, “Biz de bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz. Bu konuda temasları sürdürüyoruz ve netice alacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Yerli savunma sanayisinin önemine de değinen Erdoğan, “KAAN başta olmak üzere kendi savaş uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi ve savunma sanayi kabiliyetlerimizi üretmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, İngiltere ile Eurofighter konusunda da çalışmaların sürdüğünü belirterek, Türkiye’nin savunma ihtiyaçları ve stratejik hedefleri doğrultusunda çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Erdoğan, bunun Türkiye’nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması meselesi olduğunu söyledi.

Yasal çerçevenin TBMM tarafından ortaya konulduğunu ve ilgili mekanizmaların kurulduğunu belirten Erdoğan, örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, “Süreç ilgili birimlerimizin kontrolünde adım adım ilerliyor. Meclis’imiz de yasada tanımlanmış çerçevede sürece katkı verecek ve Türkiye, inşallah, birlik ve beraberlik içinde terör defterini kapatacaktır.” dedi.

ANKARA-BAĞDAT İLİŞKİLERİNDE “YENİ DÖNEME İYİ BAŞLADIK” MESAJI

Irak ile ilişkilere ilişkin Erdoğan, “Yeni döneme iyi başladık diyebilirim. İki ülke ilişkilerini geliştireceğimize ve birlikte kazanacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Sincar’daki durum ve Başika’nın devri konusunun da görüşüldüğünü belirten Erdoğan, “Komşumuz Irak ile artık terör konularını değil, Kalkınma Yolu’nu, karşılıklı ticaret hacmimizi artırmayı, istikrarı, huzuru ve refahı daha fazla konuşmak istiyoruz. Süreç olumlu ilerliyor.” dedi.

YUNANİSTAN MESAJI: “TÜRKİYE YUNANİSTAN’IN DÜŞMANI DEĞİLDİR”

Yunanistan’daki seçim süreci ve F-35 tartışmalarına ilişkin Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin iç siyasette seçim malzemesi yapılmaması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, “Bizim meselemiz Türkiye’nin hakları, güvenliği, Ege ve Doğu Akdeniz’de sulhu sükunun korunmasıdır. Şunu bir defa çok net söylemek isterim, Türkiye Yunanistan’ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir.” diye konuştu.

COP31 ANTALYA’DA DÜNYA GÜNDEMİNDE

Türkiye’nin 9-20 Kasım’da Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’e ilişkin Erdoğan, yaklaşık 100 bin katılımcının Antalya’da ağırlanacağını belirtti.

Erdoğan, “Dünya bizim evimiz ve onu kirlenmekten korumak da görevimiz. COP31 sadece bir iklim konferansı değil, gelişmekte olan ülkelerin seslerini duyurabilecekleri, beklentilerini ortaya koyabilecekleri ve somut sonuçların konuşulabileceği bir platformdur.” dedi.

İklim değişikliğiyle mücadelenin artık icraat gerektirdiğini belirten Erdoğan, Antalya’da gerçekleştirilecek zirvenin önemli bir buluşma noktası olacağını ifade etti.

SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMALARI

Sermaye piyasalarındaki soruşturmalara ilişkin de değerlendirmede bulunan Erdoğan, yaşanan durumun sınırlı bir alanda ve belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorun olduğunu belirtti.

Erdoğan, “Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk borsasına yapılmış bir haksızlık olur.” dedi.

Yargının kapsamlı soruşturma başlattığını ve bazı gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğini aktaran Erdoğan, “Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer sorunların tekrar yaşanmaması amacıyla hukuki ve idari düzenlemeler dahil gerekli tedbirlerin hayata geçirileceğini belirtti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0