Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: “2028 sonunda yeşil kruvaziyer, 2030’da yeşil konteyner limanı göreceğiz”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’da düzenlenen Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu’nda Türkiye’nin denizcilikte yeşil dönüşüm hedeflerini açıkladı. Uraloğlu, Yeşil Liman kriterlerinden limanların elektrifikasyonuna, sıfır atık uygulamalarından yeni nesil yakıtlara kadar yürütülen çalışmaları anlatarak 2028 ve 2030 hedeflerine ilişkin ayrıntıları paylaştı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’da düzenlenen Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu’nda denizcilik sektöründe iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil liman uygulamaları, emisyonların azaltılması ve sürdürülebilir ulaşım politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Uraloğlu, Türkiye’nin denizlerle kurduğu tarihsel ve ekonomik bağa dikkati çekerek, “Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan, denizle aynı dili konuşan bir millet olarak denizlerimizi Mavi Vatan olarak görmemiz de bunun doğal bir sonucudur. Hatta Mavi Vatanımıza öyle sevdalıyız ki bizler çocuklarının adını ‘Deniz’ koyan, ‘Ege’ koyan, ‘Derya’ koyan, ‘Bahri’ koyan bir milletiz. Kimimizin soyadı ‘Karadeniz’, kimimizin ‘Akdeniz’…” ifadelerini kullandı.
“Denizlerimiz iklim değişikliğinin etkilerini en yakından hissettiğimiz alanlardan biridir”
Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak adımlar atılırken denizlerin ve kıyıların temizliğinin, flora ve faunanın korunmasının göz ardı edilemeyeceğini belirten Uraloğlu, iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkilerine işaret etti.
Uraloğlu, “Bu programı denizlere açılan en güçlü kapılarından biri olan Trabzon’da yapmak, başta Karadeniz olmak üzere tüm denizlerimizin nabzını tutmak demektir. Çünkü Trabzon’dan bakınca denizlerimiz hem geçim kaynağımız hem de iklim değişikliğinin etkilerini en yakından hissettiğimiz alanlardan biridir. Kıyı erozyonu, deniz suyu sıcaklık artışı, aşırı hava olayları ve ekosistem baskısı, burada teorik bir konu değil, günlük hayattır.” dedi.
İklim değişikliğinin günlük yaşam ve ekonomi üzerindeki etkilerine de değinen Uraloğlu, “Geçen haftalarda Nepal’de meydana gelen sel felaketinde de gördüğümüz üzere özellikle iklim değişikliği, günlük yaşantımızı ve çok büyük can kayıpları ve olumsuz ekonomik sonuçlara da yol açıyor. Günümüzde bu değişim insan kaynaklı; fosil yakıtların kullanımı, orman yangınları, karbon ayak izi oranlarının yükselmesi ve aşırı tüketim alışkanlıkları gibi nedenlerle ilişkilendiriliyor.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, küresel üretim ve enerji talebindeki artış sürdükçe iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinin karşılanabilmesi için ülke yönetimleri ile iş dünyasının cesur ve koordineli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“Tüm projelerimizde atık yönetimini en üst seviyeye çıkarıyoruz”
Okyanusların ve denizlerin geleceğinin ortak politikalarla korunması gerektiğini ifade eden Uraloğlu, Bakanlığın ulaştırmanın farklı alanlarında yürüttüğü çevre odaklı çalışmaları anlattı.
Uraloğlu, “Bakanlık olarak tüm faaliyetlerimizde; yenilenebilir enerji kullanımının arttırılması, ulaşım odaklı sera gazı emisyonlarının azaltılması, düşük emisyonlu ulaşım türlerinin teşvik edilmesi ve bunları destekleyecek altyapının oluşturulmasına odaklıyız.” dedi.
Türkiye'nin ulaştırma politikalarındaki yaklaşımının Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası ile ortak noktalar taşıdığını kaydeden Uraloğlu, “Tüm projelerimizde atık yönetimini en üst seviyeye çıkarıyor; inşaat ve bakım süreçlerinde geri dönüşümlü malzeme kullanımını artırıyor; limanlarımızda, havalimanlarımızda ve istasyonlarımızda sıfır atık uygulamalarını standart hâline getiriyoruz. Ulaştırma sektörünün her modunda olduğu gibi denizcilikte de sera gazı takibi ve azaltımı için somut adımlar atmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
“Denizcilik hem ekonomimizin hem de iklim politikamızın omurgalarından biridir”
Denizyolu taşımacılığının dünya ticareti ve Türkiye'nin dış ticaretindeki payına ilişkin verileri paylaşan Uraloğlu, küresel yük taşımacılığının yüzde 88’inin, Türkiye’nin dış ticaretinin ise yüzde 85’inin denizyoluyla gerçekleştirildiğini belirtti.
Uraloğlu, “218 liman tesisi, 85 faal tersane, dünyanın en büyük filolarından biri olan Türk sahipli ticaret filomuz ve 144 bini aşkın gemi insanımızla denizcilik hem ekonomimizin hem de iklim politikamızın omurgalarından biridir. Gemi inşa sanayimiz siparişte dünyada 7’nci, mega yatlarda 2’nci, gemi geri dönüşümünde Avrupa’da lider konumdadır.” ifadelerini kullandı.
Yeşil Liman kriterlerinde yeni dönem
Türkiye'nin mevcut denizcilik kapasitesinin yeşil ve akıllı lojistiğe dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirten Uraloğlu, gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtların kullanılması, enerji verimliliğinin artırılması, limanların yeşil dönüşümü ve mavi karbon ekosistemlerinin korunmasının Bakanlığın öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.
Yeşil Liman Sertifika Uygulaması'nın sürdürüldüğünü bildiren Uraloğlu, “Yeşil Liman kriterleri kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını, liman ekipmanlarının elektrifikasyonunu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasını, enerji verimliliğini ve sıfır atık uygulamalarını teşvik ediyoruz. Böylece gemilerin limanda bulundukları sürede fosil yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları azaltmayı, düşük karbonlu liman altyapısını geliştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.
Türkiye’de Yeşil Liman Sertifikasına sahip 4 liman bulunduğunu açıklayan Uraloğlu, mevzuat kapsamında getirilen zorunluluğa ilişkin de bilgi verdi.
Uraloğlu, “Mevzuatımızla, yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25’ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini yeşil liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu kıldık. Yani ülkemizde 2028 sonunda yeşil kruvaziyer limanı, 2030 yılında da yeşil konteyner limanı göreceğiz.” açıklamasında bulundu.
İki limana elektrik ikmal sistemi için hibe
Avrupa Birliği tarafından kabul edilen “Denizcilikte Dekarbonizasyon ve Yeşil Deniz Taşımacılığının Desteklenmesi” projesine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, proje kapsamında sektöre Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla hibe ve uzun vadeli uygun maliyetli kredi desteği sağlandığını belirtti.
Uraloğlu, “Yakın zamanda iki limanımız buradan alacağı hibeler ile limanlarına elektrik ikmal sistemi kuracaklar. Tüm denizcilerimizi bu projedeki hibelerden yararlanmaya davet ediyoruz.” dedi.
Trabzon’dan COP31’e mesaj
Uraloğlu, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı döneminde üstlendiği ev sahipliğinin denizcilik politikalarının küresel iklim müzakerelerinin uygulama zeminine taşınması açısından imkan sunduğunu kaydetti.
Trabzon’daki toplantının uluslararası iklim diplomasisine katkı sağlamasını beklediklerini belirten Uraloğlu, “Trabzon’da gerçekleşen bu programın, Almanya Bonn’daki diyaloğun somut mesajlarını Antalya COP31’e taşıyan, uygulanabilir taahhütlere dönüştüren bir köprü olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0